Prof. Dr. Mehmet Karaca Röportajı (Eylül/2006)
İTÜ’de Bir Pertevnyialli : Prof. Dr. Mehmet Karaca
-Pertevniyal’deki öğrencilik yıllarınızdan aklınızda kalan bir anınızı bizimle paylaşırmısınız? Mesela başarı durumunuz hakkında…
Bu konuda sınıf arkadaşlarımın görüşlerini dikkate alırsam, şu anki durumumun o zamanlardan gelen bir başarı olduğunu söylerler. Bir gün hiç unutmam, o zamanlar Alman Lisesi’nden transfer olurlardı bizim okula 4. sınıfı okumak için. Bu transfer olan arkadaşlarımız çok başarılıydılar. Ethem Koliçan diye çok sevdiğimiz bir fizik öğretmenimiz vardı. Kendisi de Pertevniyal’den mezundur. Hatta o da zamanında fizik hocasından çok etkillendiği için dönüp okulda öğretmenlik yapmaya başlamış. Bir gün bizi sınav yaptı hocamız. Sınav sonuçlarını açıklayaca ama çok sinirlenmiş. Çünkü sınavda iki kişi dışında başarılı olan olmamış. Herkesi kendince bir tahmini vardı. Tabi ki herkes Alman Lisesi’nden gelen arkadaşımızın başarılı olduğunu herkes tahmin etmişti ve diğerinin kim olduğunu merak ediyordu. O sırada hocamız yanıma gelip sırtımı sıvazladı ve “Bu sınıfın gururu sensin evlat” dedi. O zaman lise 3′te idim. Zaten o olaydan sonra açıldım ve bu doğrultuda devam ettim.
-Pertevniyal’de sporla aranız nasıldı?
Beden eğitiminden kalıyordum ben.Hocamız Metin Erkuş’tu. Çok disiğlinli ve otoriter bir insandı. Ayrıca atletizme de çok meraklıydı. Ben de sınıfta kalacağımı anlayınca uzun mesafeli koşu dalında seçmelere katılmıştım. Metin Hoca hergün gelir kontrol ederdi bizi antremanlarda. Öylelikle beden eğitiminden geçtim ama çok korkmuştum açıkçası.
-Yıllar sonra lisenize döndüğünüzde ve okulunuz için birşeyler yaptığınızda neler
hissettiniz?
Güngör Bey sayesinde liseye gittiğimde tüylerim diken diken oldu. Çok heyecanlandım ve hüzünle karışık bir mutluluk duydum. Anlatılmaz duygular yaşadım.
-Pertevniyal’in o yıllardaki durumundan söz eder misiniz biraz?
Bizim dönemimizde üniversiteye tek sınavla girilmiyordu. Çeşitli sınavlar sonucu girilebiliyordu ancak. Pertevniyal Lisesi o zamanlar üniversiteye en çok öğrenci yollayan okuldu. Sanıyorum bunu sağlayan da o zamanki müdür Ahmet Bey’di.
-Türkiye’deki eğitim hakkında ne düşünüyorsunuz?
Orta öğretimdeki eğitim bir hayli yetersiz kalıyor bence. Öğrenciler üniversiteye geliyorlar fakat yeterli donanıma sahip değiller. Çok iyi gibi gözüken öğrenciler bile yetersiz. Orta öğretimde olan bu açığı üniversitede kapatmaya çalışıyorlar.Örneğin biz Ethem Hocamız sayesinde çok donanımlı yetiştik. O kadar donanımlıydık ki üniversite birinci sınıfta hiç çalışmadan adeta keyif yaparak geçtik. Ayrıca öğrenciler dil konusunda da çok yetersiz. Üniversiteler dil eğitimi vermemeli bana göre, öğrenciler donanımlı gelmeli. Eğitimde Türkçe taraftarıyım fakat yabancı dil eğitimi de en iyi şekilde sağlanmalı. Hatta mümkünse İngilizce’nin yanısıra Rusça, Çince, İspanyolca gibi dünyada çok konuşulan dillerin eğitimine ağırlık verilmelidir.
-Bu eksikliğin kapatılmasına yönelik ne yapılabilir?
Bir tek sınavdan ziyade çoklu sınav sistemine geçilmeli. Ayrıca test usulü yerine yazılı sınavlar benimsenmeli. Öğrenciler konuları daha yarıntılı benimsemeli, konuya daha çok sahip çıkmalılar. Sonra ülkemizde üniversite sayısı az bence. Bu sayı arttırılmalı öncelikle. İstanbul’un birçok sektöre ihtiyacı yok. Bazı sektörler İstanbul’dan kaldırılmalı ve İstanbul, üniversite şehri haline gelmeli. Çok iyi kurgulanmalı. Pertevniyal adı altında kurulacak bir üniversiteye de Pertevniyal’den mezun olmuş biri olarak çok olumlu bakıyorum. İnşallah çok güzel sonuçlar elde edilir.
-Bu güzel sohbetiniz ve değerli vaktinizi bize ayırdığınız için teşekkür ederiz.
Bana eski günlerimi anımsattığınız için ben de sizlere çok teşekkür ediyorum. Tüm Pertevniyalliler’i İTÜ’ye bekliyorum…
Röportajı gerçekleştirenler:
Güngör Doğaner (Pertevniyal Lisesi 1982-1983 mezunu)
Yaşar Burak Öztaner (Pertevniyal Lisesi 2007-2008 mezunu)
Gamze Altın (Pertevniyal Lisesi 2007-2008 mezunu)
